Onarımın başlangıç noktası
Adap, ne söylediğimiz kadar nasıl söylediğimizle de ilgilidir.
Adap, insanın hakikatle, toplumla, bilgiyle ve diğer insanlarla kurduğu ilişkinin usulüdür. Görgü kurallarından ibaret değildir. Bir şeyi nasıl bildiğimiz, nasıl söylediğimiz, nasıl tartıştığımız, nasıl itiraz ettiğimiz ve nasıl temsil ettiğimiz adabın alanına girer. Çünkü hakikat yalnızca içeriğiyle değil, insanla buluştuğu biçimle de anlam kazanır.
Adap kaybolduğunda, haklı fikirler bile hoyratlaşabilir.
